- - %30.00
- - %30.00
Ürün Kodu : 9786057108029
Ihlamur AkademiYAZMA EĞİTİMİ AÇISINDAN TÜRKÇE MÜNŞEATLAR Yazar: Emine Özlek - Hasan Kavruk
|
Kitap Adı |
YAZMA EĞİTİMİ AÇISINDAN TÜRKÇE MÜNŞEATLAR |
|
Yazar |
Emine Özlek - Hasan Kavruk |
|
Ebat |
16x24 |
|
Sayfa Sayısı |
352 |
|
Kapak Türü |
Karton Kapak |
|
Kağıt Türü |
Kitap Kağıdı |
|
Basım Tarihi |
2022 |
|
Baskı Sayısı |
1. Baskı |
|
Dil |
Türkçe |
|
Barkod |
9786057108029 |
Osmanlı klâsik edebiyatının nesir
yazılarını oluşturan ve edebî, tarihî, didaktik (bilgi verici) olmak üzere
farklı tarzlarda sınıflandırılan münşeatlar; yazışma kuralları, estetik değeri
yüksek, kusursuz ve güzel nesir yazma sanatının (inşâ) kaideleri, mükemmel
yazarlığın şartları hakkında bilgi vermek amacıyla kaleme alınmıştır. Yazma
eğitiminin yazılı kaynakları olarak nitelenebilecek bu eserlerin, kendi
dönemleri için yazma eğitimi kitabı işlevinde oldukları söylenebilir. Özellikle
Tanzimat’tan sonra yazılanların bir kısmı okullarda ders kitabı olarak
okutulmuş, bazıları özellikle ders kitabı olarak hazırlanmıştır. Bu kitap, günümüz
Türkçe yazma eğitiminin, 14-20. yüzyıllar arasında yazma/yazışma kuralları ile
ilgili bilgi verme gayesiyle kaleme alınmış münşeatlardaki resmini ortaya
koymaktadır.
Bu resim, modern yazma eğitiminin
kuramsal temellerinin münşeatlara dayandığını çarpıcı bir şekilde
yansıtmaktadır. Zira bugün konuyla ilgili olarak sunulan Batı kaynaklı pek çok
temel kavram ve kuramın yüzyıllar öncesinden münşeatlarda vurgulandığı
görülmektedir. Bu noktada çalışma; Türkçe öğretiminde, öğrencilerin yazma
beceri alanlarının geliştirilmesini sağlamak için kendi kaynaklarımızdan
faydalanılarak oluşturulmuş bir literatür hazırlamaya örnek olma, dolayısıyla
Türkçe eğitimine yeni bir bakış açısı kazandırma temel gayesini gütmektedir.
Bu maksatla incelenen bilim ve kültür
mirası ürünlerinde yazma eğitimi alanındaki çalışmaların, tarih boyunca nasıl
bir yol, yöntem, süreç izlediği ve bu
alanın, münşeatlardaki yansımaları ortaya konmuş, genelde yabancı kaynaklardan
çeviri yoluyla alınan ana dili öğretimi literatürü dışında, kendi öz
kaynaklarımızın da bulunduğu ispatlanmıştır. Bu alanın bir ilim dalı olarak
gelişip kuramsallaşması, hatta bu anlamda servet denebilecek bir birikimin
ortaya konması; bilimsel, kültürel ve edebî geçmişimizde konuya verilen önemin
göstergesi, bir yönüyle de dünya bilim mirasına sunulan katkılar olarak
algılanabilir.