-
0 Sepetim
Sepetinizde 0 ürün bulunmaktadır.
Ürün Danışma Hattı
0535 550 00 05
Ürün Kodu : 9786259351933
TelveSANATA DAİR [Orijinal Metin - Açıklamalar] Yazar: Halid Ziya Uşaklıgil Hazırlayan: Naciye İnci Editör: Doç. Dr. Selçuk Atay
|
Kitap Adı |
SANATA DAİR [Orijinal Metin - Açıklamalar] |
|
Yazar |
Halid Ziya Uşaklıgil |
|
Hazırlayan |
Naciye İnci |
|
Editör |
Doç. Dr. Selçuk Atay |
|
Ebat |
13,5*21 |
|
Sayfa Sayısı |
249 |
|
Kapak Türü |
Karton Kapak |
|
Kağıt Türü |
Kitap kâğıdı |
|
Basım Tarihi |
2025 |
|
Baskı Sayısı |
1. Baskı |
|
Dil |
Türkçe |
|
Barkod |
9786259351933 |
16.01.2026 itibariyle kargoya verilir
“(…)
öteden beri sıhhatine kani olduğum bir hakikatin burhanını da onda buldum: Ne
zaman sanata sadakatten ayrılmış bulunulursa o zaman bir tehlike, sübut
tehlikesi muhakkaktır.
Her
sanat müntesibi bu tehlikeye maruz kalmıştır; ihmal ve isticalden doğan bu
tehlike ekseriyet üzere bir itiyat, yahut ihtiyaç sevkiyle bir mübrim sâik
olarak sanatı boğmuştur; bazen bu tehlikenin vuku ihtimalinden vaktiyle
haberdar olan sanat erbabı, bir bataklığa saplanmak üzere bulunan ayakların
geri çekilerek sağlam zemin üzerinde teenni ile yürümeye lüzum görmesi gibi,
durup istikameti değiştirmişlerdir.
Sanat
ne ihmale ne isticale mütehammildir; sanat bir uğraşma, bir didinme, daima
kendi kendinden memnun olmayan bir murakıbın insaftan, müsamahadan mahrum,
adeta zalim gözleri altında çalışma mahsulüdür.
Resimde,
musikide, edebiyatta, velhasıl sanatın bütün tecelli zeminlerinde bunlardan her
birinin icap ettirdiği icat ve inşa şartlarına sıkı sıkı bağlanmak, hele yazıda
mevzudan, tertipten, mikyastan başka, hatta bunların hepsinden ziyade lisan ve
üsluba en büyük ölçüde ehemmiyet vermek bir kalem mahsulünün kıymetine,
binaenaleyh hayatına yegâne medardır.”
Sanat, yüzeyde görünen bir yaratım
değil; süreklilik, dikkat ve sorumluluk talep eden bir varoluş zeminidir. Bu
zemini ayakta tutan yegâne kuvvet, sanatkârın yapıtıyla kurduğu mutlak sadakat
bağıdır. Sanatta, sadakatten uzaklaşıldığında ortaya çıkan tehlike, yalnızca
biçimsel bir eksilme değil, anlamın dağılmasıdır. Anlamın dağılması; bir
yapıtın iç bütünlüğünü kaybederek aleladeliğe teslim olması, özerkliğini
yitirmesidir. Sanat, tam da bu yitirme tehdidine karşı duran, kendisiyle
yetinmeyen bir zihnin ürünüdür. Sanat üzerine söz söylemek aslında; ihmalin
getireceği o yıkıcı boşluğu, dikkatin ışığıyla doldurmaktır. Çünkü sanat, ancak
bu sarsılmaz sorumluluk sayesinde derinleşir ve zamanın aşındırıcı etkisine
karşı kendi anlam kalesini inşa eder. “Sanata Dair” yürütülen her muhakeme,
sanatın bu tehlikeli boşluklara düşmesini engelleyen bir zihnî kalkandır.